hz-bahaullah.jpg
Bahailer Neye İnanır / Hz. Bahaullah, Ahit ve Misakı / Hz. Bahaullah

İstanbul ve Edirne’ye Geliş

03 Mayıs 1863 günü Hz. Bahaullah ve ailesi, onlara eşlik eden az sayıdaki inanırlar grubu ile birlikte İstanbul’a doğru yola çıktı. Hz. Bahaullah bu şehirde, kısa süre içinde çok sevilen ve saygı gören biri haline gelmişti. Halkın, ünlü düşünürlerin, bazı devlet yetkililerinin Kendisine büyük ilgi göstermeye başlamasıyla birlikte Hz. Bahaullah’ı daha uzak bir yere göndermek için yeni bir ferman daha yazıldı ve dört ay İstanbul’da kaldıktan sonra Edirne’ye gönderildi.

Aralık 1863'te Hz. Bahaullah ve yanındakiler İstanbul ve Edirne'ye giderken geçtikleri Büyükçekmece KöprüsüAralık 1863'te Hz. Bahaullah ve yanındakiler İstanbul ve Edirne'ye giderken geçtikleri Büyükçekmece KöprüsüHz. Bahaullah 12 Aralık 1863’te Edirne’ye girdi; bu şehirde toplam dört buçuk yıl kaldı. Dinler tarihinde ilk defa bir Tanrı Elçisi Avrupa kıtasına ayak basmıştı. Edirne’nin Bahailer için önemli olmasının bir başka sebebi ise Hz. Bahaullah’ın 1867 yılında, dünyanın krallarına ve yöneticilerine mektuplar göndererek Elçiliğini evrensel ölçekte ilk kez bu şehirden ilan etmiş olmasıdır. Fransız İmparatoru III. Napolyon’a, Rus Çarı II. Nicolaevich Aleksander’a, İngiltere Kraliçesi Victoria’ya, Prusya Kralı I. William’a, Avusturya İmparatoru Francis Joseph’e, Osmanlı İmparatoru Sultan Abdülaziz’e, İran Şahı Nasıreddin’e, Amerika’nın yöneticilerine ve eyaletlerin başkanlarına, Papa IX. Pius’a ve Hıristiyan kilisesinin bütün rahiplerine hitaben yazılan bu mektuplarda, Makamını açık bir dille ilan ederek yeni bir çağın doğuşunun çok yakın olduğundan bahsetti. Fakat önce dünyanın politik ve sosyal düzeninde feci karışıklıkların olacağı uyarısında bulundu. İnsanların bu geçiş sürecini zorluk yaşamadan atlatabilmeleri için dünya liderlerinin adil olmaları çağrısında bulundu ve silahsızlanma için büyük çaba göstermelerini ve milletler birliğinin oluşturulabilmesi amacıyla el ele vermeleri için hepsini teşvik etti, savaşa karşı ancak birlik içinde hareket edilirse kalıcı barışın tesis edilebileceğini buyurdu.