BİRLEŞMİŞ MİLLETLER— Yardım kuruluşlarının, birlikte çalıştıkları toplumları kendi ilerlemelerinin baş aktörleri olarak görmeleri hayatidir. Bu mesaj, Birleşmiş Milletlerde (BM) toplumsal kalkınma üzerine yakın zamanda gerçekleştirilen bir konferansta Bahai Uluslararası Toplumunun (BIC) bir temsilcisinin açılış konuşmasının bir bölümünü teşkil etmiştir.

BIC’nin temsilcisi ve Toplumsal Kalkınmaya Yönelik STK (Sivil Toplum Kuruluşları) Heyeti’nin başkanı Daniel Perell, bu ay New York’ta gerçekleştirilen 55. BM Sosyal Kalkınma Komisyonu’nda 1 Şubat 2017 tarihindeki açılış konuşmasında şunları söyledi: “Karşılıklı destek ve yardım ilişkileri, artan bir şekilde, gücümüzün en büyük kaynağı olarak görülecektir.”

Bay Perell konuşmasına şöyle devam etti: “İster zengin ister fakir, kırsal veya kentsel, bir doktora sahibi yahut tahsilsiz, hepimiz birbirimize bağlıyız ve hepimizin, etkin bir şekilde faaliyet gösteren bir toplum hakkında öğrenecek çok şeyi var.”

Tüm toplumların kendi kalkınmalarına katkıda bulunma kapasitesine sahip oldukları fikri, Birleşmiş Milletler Komisyonunda BIC tarafından paylaşılan bir bildirgenin ana temalarından biriydi.

Bildirge, uluslararası yardım örgütlerinin “dar gelirli toplumların aracılıklarını” gittikçe daha fazla tanırken, içlerindeki insanların “işbirliğine dayalı bir girişimde kabiliyetli ve eşit ortak olarak nadiren kucaklandıklarını” kaydetmektedir.

Bildirgede şöyle yazmaktadır: “Birleşmiş Milletler sisteminin, zaman zaman ‘ötekileştirilmiş/tecrit edilmiş’ şeklinde etiketlenmiş olabilen toplumlarda kapasiteyi ve gücü görebilme yeteneğini geliştirmesi hayatidir.”
BIC’nin komisyon delegasyonunun bir üyesi olan Bita Correa, katkıları desteklenip teşvik edildiğinde gençlerin toplumlar kurmada oynayabilecekleri role özellikle dikkat çekti.

Bayan Correa, Kolombiya’da Bahai ilhamlı bir kuruluş olan FUNDAEC’in (Fundacion para la Aplicacion y Ensenanza de las Ciencias/Bilimlerin Uygulanması ve Öğretilmesi Vakfı) çalışmalarının örneğini paylaştı.

“Yükselen Nesiller: Müreffeh Toplumların Aktörleri olarak Gençler” konusu üzerine BIC’nin ev sahipliği yaptığı 3 Şubat tarihli etkinlikteki sözlerinde Bayan Correa, çöp ve atık tasfiyesi konusunda daha iyi uygulamaları geliştirmek için bir hizmet projesi üstlenen Kolombiya’nın kuzey sahilindeki bir grup genç insanın öyküsünü anlattı ki bu, toplumlarının tamamının alışkanlıklarını dönüştürmekle sonuçlanan bir çabadır.

Bu gençler, kendi faaliyetlerinin üstünde duran, birlikte öğrenmenin önemini vurgulayan ve toplumun bütününe yönelik hizmet projelerini teşvik eden bir çalışma programına katılmışlardı. Çevresel meselelere odaklanma kararı aldılar ve altı aylık bir süre zarfında toplumdaki tüketim şekillerini analiz ettiler ve bu meseleyi ele almak için alabilecekleri belirli tedbirleri belirlediler. Bayan Correa genç insanların inisiyatiflerinin ve örnek oluşlarının, toplumun bu meseleye yaklaşımının nihayetinde tamamen yeniden düzenlenmesine yol açtığını söyledi.

Bayan Correa sözlerini şu şekilde devam ettirdi: “Bahai toplumu tarafından dünya çapında sunulan çeşitli programlarda gözlemlediğimiz bir şey, fırsat verildiğinde gençlerin katılımdaki isteklilikleri ve enerjileri olmuştur. Katılmak ve dâhil olmak istiyorlar. Kendi hareketlerinin aslında gerçekten de bir etkiye sahip olduğunu görmek istiyorlar.”