Yerel ekonomiler geleceğe işaret ediyor - 3 Mart 2016


Indore, Hindistan - Ekonomisi yılda yüzde 7 oranında artan bir ulus, zengin ile yoksul arasındaki yükselen eşitsizliği körüklemeden ekonomik refaha nasıl olanak tanır? Ruhani ve toplumsal değerlerini yitirmeden küresel piyasa sistemi ile nasıl bağlantı kurar? Bunlar Indore Devi Ahilya Üniversitesi’nde 23 Şubat’ta düzenlenen, “Adil bir Dünya Düzeni için Yerel Ekonomilerin Güçlendirilmesi” başlıklı yakın tarihli bir sempozyuma canlılık kazandıran sorulardan bazılarıydı.

Üniversitenin İktisat Fakültesi ve Kalkınma Çalışmaları için Bahai Kürsüsü tarafından düzenlenen bu etkinliğe öğretim üyelerinden ve öğrencilerden yaklaşık 150 kişi katıldı.
Yerel ekonomilerin güçlendirilmesi üzerine olan bu diyalog, Küresel Refah Çalışmaları Enstitüsü yaklaşık yedi yıl önce bilim, din ve gelişim diskuru üzerine Hindistan’da bir dizi seminer düzenlediğinde başlatılmıştı. Indore’daki Bahai Kürsüsü şimdi küreselleşmenin özellikle kırsal nüfuslar üzerindeki olumsuz etkileri konusunda ülkede artan ilginin ışığında yerel ekonomilere daha fazla önem vermektedir.

Bahai Kürsüsü başkanı olan Dr. Shirin Mahalati açılış konuşmasında, küreselleşme konusuna ilişkin ya bütünüyle reddedilen ya da etkileri düşünülmeksizin körü körüne benimsenen ikilemleri önlemenin gerekliliğini vurguladı.

“Sahip olduğumuz tüm değerli şeyleri kaybetmeden kendimizi dünyaya açmanın dengesini öğrenmek zorundayız,” diye ifade etmiştir.

Bunu, Hindistan’daki sosyal ve ekonomik gelişmenin çeşitli boyutları hakkında, öncelikle yerel ekonomiler konusuna odaklanan zengin bir sohbet izledi. Konuşmacılar, küreselleşme üzerine güncel yaklaşımların bazı meydan okumalarını ve eksik yönlerini tartıştı ve Hindistan’ın ileriye doğru gitmesine kolaylık sağlayabilecek çeşitli girişimlerle ilgili anlayışlar sundu.

Ana konuşmacı olan tanınmış Hintli ekonomist Amitabh Kundu, Hindistan’ın küresel piyasaya kapılarını açmasıyla karşı karşıya kaldığı artan eşitsizlik ve ekolojik bozulmaya karşılık olarak, yerel ve bölgesel ekonomilerin güçlendirilmesi gerekliliğini vurguladı.

Amitabh Kundu yerel ekonomi düzeyinde düşünmenin, Hindistan’ın karbon emisyonunu kontrol ederken aynı zamanda ekonomik büyümeyi sürdürmekle ilgili güçlüklerin üstesinden gelmek için yaratıcı çözümler bulmasına yardımcı olabileceğini ileri sürdü. “Yaşam tarzlarını ve üretim süreçlerini içeren bir yaklaşım değişikliğine ihtiyacımız var ve bu, yerel ekonomiyi güçlendirecek girişimler gerektirecektir.”

Küresel Refah Çalışmaları Enstitüsü’nde bir araştırmacı olan ve Bahai Kürsüsü ile ortaklaşa çalışan Arash Fazli, köy düzeyindeki yeni ekonomik yaklaşımlar üzerine bilgi edinme imkânları hakkında konuştu.

“Köy ekonomilerinin, doğayla ilişki ve sosyal uyum gibi toplumun belirli özelliklerinin muhafaza edilmesini sağlayan kendine has mantığı vardır,” diye konuştu. “Modern sistemi taklit etmeden, geleneksel sistemi de romantikleştirmeden her ikisinden de yararlanmalıyız.”

“Köy ekonomileri geliştiğinde neden kapitalist ya da sosyalist modeller ile sınırlandırılmak zorunda kalmalıdır? Yeni modeller ve yeni yaklaşımlar oluşturmak için çabalıyoruz.”

Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Dr. Kanhaiya Ahuja, şefkat, kanaatkârlık, işbirliği, adalet ve ortak yarar uğruna görev bilinci gibi toplum yaşamının değerlerini güçlendirecek ekonomik modellere olan ihtiyacı vurguladı.
“Maalesef, mevcut ekonomik büyüme bu değerleri yok eden tüketim ve rekabet tarafından sürdürülmektedir,” diye ifade etmiştir.

Konuşmacılar, kalkınmanın insanlığın ruhani ve maddi refahının daha geniş bir bakış açısıyla ele alınması gerekliliğini ve ekonomik büyümenin dengeli ve adil olması gerektiğini de tartışmıştır.

“Bugünkü ekonomik modeller, insanlığa insan davranışını açıklamada oldukça sınırlı bir dizi seçenek sunmaktadır,” demiştir Dr. Fazli. “Bunlardan biri, bunu açgözlülük, kişisel çıkar ve kâr güdüsü açısından açıklamaktır. Diğeri ise toplumu düzenlemenin tek yolunun mutlak eşitliğe sahip olmak olduğunu savunmaktadır. Bu sınırlamaların ötesine geçmenin yolu gittikçe daha açık hale gelmektedir.”

“İnsanların kendilerini maddi varlıklardan daha fazlası olarak, sadece çok akıllı hayvanlardan daha fazlası olarak görmelerini açıklayabilmeliyiz. İnsan varlığına dair daha bütünsel bir anlayıştan ilham alan ve davranışları açıklayabilen modeller hakkında daha fazla şey öğrenmeliyiz ve böyle modeller geliştirmeliyiz. Bu modeller şu anda mevcut değildir.”

Dr. Fazli şöyle söyledi: “Yerel düzeyde ekonomik faaliyet üzerinde yoğunlaşmak, bir nüfusa kolektif bir şekilde ve meşveret ortamı içinde modernleşmeyi öğrenmesine izin verir ki, toplumun sahip olduğu değerler körü körüne benimsenen dış modeller tarafından feda edilmesin. Kelimenin tam anlamıyla refaha ulaşma amacıyla ekonomik ve ruhani ilkeler uygulamaya çalışırken aktif bir öğrenme süreci şu anda köy ve yerel yerleşim seviyelerinde sürmektedir. Bu, gün geçtikçe güç kazanabilen bir süreçtir.”