İnanç liderleri Birleşmiş Milletler’in 2030 Gündemine katkı sunuyor

BRISTOL, Birleşik Krallık, 16 Eylül 2015 — Bahai Uluslararası Toplumu (BIC) ve 23 başka büyük dini geleneğin temsilcileri Birleşmiş Milletler’e (BM), BM’nin gelecek 15 yılın başlıca kalkınma gündemi olan ve 2030 Gündemi olarak adlandırılan Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin desteklenmesine yönelik fikir ve hareket planları sunmuştur.

“Bristol Taahhütleri” olarak anılan ve değişik birçok dini grubun katkılarının sunulup tartışıldığı “Gelecekte İnanç” başlıklı iki günlük etkinlik 8-9 Eylül tarihlerinde Birleşik Krallık’ta, Bristol’da gerçekleştirildi. Etkinliğin ev sahipliği Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile Dinler İttifakı ve Muhafazası ortaklığında yapıldı.

Toplantıya katkısında Bahai Uluslararası Toplumu (BIC), Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin başarısında dinin oynadığı hayati rol üzerinde durdu.

Bahai Uluslararası Toplumu, yazılı bir bildirgede şöyle açıklamıştır: “Din, kayıtlı tarihin başlangıcından bu yana insanlık medeniyetinin bir özelliği olmuş ve sayısız insan topluluklarının başkalarının refahı için ayağa kalkmasına ve çabalamasına yol açmıştır. Üstün ve yüce olan kurucularının ruhlarına sadık kalındığında din, bireysel ve kolektif hayatın yeni ve yararlı bir örüntüsünün oluşumunda en güçlü araçlardan biri olmuştur.”

Bahai Uluslararası Toplumu şunu da belirtti, “dini inançlar ile genelin iyiliğine hizmet arasındaki bağlantı hiçbir suretle kendi kendine oluşan bir şey değildir”. “Asil düşüncelerin adanmış, sürdürülebilir harekette nasıl ifade bulduğuna dair öğrenilecek çok şey olduğu aşikârdır,” şeklinde açıklamaya devam etti.

Bahai toplumunun gelişime katkıda bulunma çabalarına hitaben bu doküman, kendi ahlaki, sosyal ve ekonomik gelişimlerinin yükümlülüğünü üstlenme kapasitesini bireylerde ve gruplarda inşa etmekle ilgilenen eğitim süreçlerinin dâhil olduğu bir gayretler dizisini vurgulamaktadır. Bazı durumlarda bu çabalar zamanla evrilmekte ve “nispeten karmaşık aktivite alanlarında çalışma ve hükümet kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasında işleyen ilişkiler kurma kapasitesinin” ortaya çıkmasına ön ayak olmaktadır.

Dinler İttifakı ve Muhafazası Genel Sekreteri Martin Palmer, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri bağlamında dini liderliğin, sosyal iyiliğin bir gücü olmaya adanmışlığının yüzyıllar öncesine uzanan büyük bir mirasa dayandığını vurguladı.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın 2015-sonrası kalkınma gündemi ekibinin yöneticisi Bay Paul Ladd, BM adına inanç topluluklarının Bristol Taahhütlerini resmen kabul etti.

Dini liderliğin oynaması gerekeceği kilit rol hakkında konuşan Bay Ladd şunları söyledi: “Dünya insanlarının yüzde 80’inden fazlası dini bir mensubiyeti ifade ediyor. Bunu bilmekle şurası açık oluyor ki eğer sürdürülebilir kalkınmanın yeni küresel hedeflerine ulaşılacaksa önümüzdeki 15 yıl boyunca BM’in inanç topluluklarıyla yakından çalışmaya ihtiyacı vardır.”

Bahai Uluslararası Toplumu’nun BM temsilcilerinden Daniel Perell, dinin dönüştürücü gücü hakkında konuştu ki bu güç, insanın en derinlerdeki şevklenme ve harekete geçme dürtüsünden istifade ettirir.

Etkinliğe katılanlara hitaben Bay Perell şöyle konuştu: “Hepimiz inançlarımızın merkezî
şahsiyetlerinin görünüşte küçük olan eylemlerle kalpleri, akılları ve hayatları – tarihin gidişatını - değiştirdikleri örnekleri düşünebiliriz.”

“Bir bütün olarak, dünyayı değiştirecek olan şey, güdü saflığı ile donanmış olan bu küçük eylemlerdir. Şimdi küresel ve dünya uluslarınca uzlaşılan evrensel bir çabaya kendimizi adayabilme fırsatına sahibiz. Bu güzel başlangıcı ele alıp onu dönüşüm yaratacak hale getirebiliriz.”

Bu ay Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin resmi kabulü gerçekleştiğinde, Bristol Taahhütleri BM Genel Kurulu’na sunulacaktır.