yuce-adalet-evi.jpg
Bahailer Neye İnanır / Hz. Bahaullah, Ahit ve Misakı / Yüce Adalet Evi

Eşsiz Bir Kurum


Yüce Adalet Evi din tarihinde eşsizdir. Daha önce hiçbir Tanrı Mazharı, Dini’nin bütünlüğünü ve esnekliğini sürdürme, takipçilerinin birliğini temin etme, onların faaliyetlerine rehberlik etme ve toplumun hayatına faydalı bir etki sağlama yetkisine sahip bir kurumun kurulmasını açıkça emretmemiştir.

Hz. Bahaullah tarafından donatılmış olduğu yetki vasıtasıyla Yüce Adalet Evi; özellikleri, yetkisi ve işleyiş biçimi Kutsal Yazılarda açıkça ilan edilen bir idari düzenin başında bulunur. Görevleri insan potansiyelinin geliştirilmesi ve medeniyetin ilerletilmesi olan bu idari kurumlar sevgi dolu hizmet ile nitelenmektedir.

Güçler ve Görevler

1963 yılında seçilen ilk Yüce Adalet Evi üyeleri1963 yılında seçilen ilk Yüce Adalet Evi üyeleriYüce Adalet Evi’nin seçilmiş üyeleri Bahai Kutsal Yazılarında “Tanrı’nın kulları arasındaki vekilleri ve O’nun ülkelerinde otoritenin tan yerleri”, “Adalet Adamları”, “Allah’ın Temsilcileri”, “Rahmanın Vekilleri” olarak tanımlanır. Onlar, hem Hz. Bahaullah’ın takipçileri arasındaki birliği ve esenliği koruyarak ve muhafaza ederek “O’nun koyunlarına çobanlık etmeli” hem de “Tanrı korkusunun mazharları ve bilgi ve anlayışın tan yerleri” ve “Allah’ın inancında sarsılmaz ve tüm insanoğlunun iyiliğini isteyenler” olmalıdırlar.

Yüce Adalet Evi insanların meselelerinden sorumludur. Bahai öğretilerini “halkların eğitilmesinde, milletlerin inşaasında, insanın ve onurunun korunmasında…” uygulamak zorundadır. Her zaman ve her koşulda insanların çıkarlarına en büyük önemi vermek ve erkek, kadın ve çocukların korunma ve himayesini temin etmekle yükümlüdür.

”Dünya insanlarının çok fahiş bedellerin yükünden kurtulabilmesi için” dünyada barışın desteklenmesi de Yüce Adalet Evi’nin sorumlulukları arasındadır. Üyeleri bunlara ek olarak “ellerinden gelen en büyük güçle” dinin konumunu “korumak için çaba göstermeli, çıkarlarını korumalı ve dünyanın gözündeki makamını yüceltmelidirler”.

“Değişimin, bu dünyanın ve zaman ile mekânın gerekli bir niteliği ve olmazsa olmaz özelliği” olmasından dolayı Hz. Bahaullah, Yüce Adalet Evi’ne Kendi Yazılarında özel olarak değinmediği meseleleri değerlendirmesi ve “Yazılarına uygun olanı uygulaması” için yetki vermiştir.

Hz. Bahaullah, “Her günün yeni bir sorunu ve her sorun için uygun bir çözüm olduğu için işler Adalet Evi’ne sorulmalıdır ki, onlar da zamanın ihtiyaç ve koşullarına göre hareket etsinler.” diye yazmıştır.

Yazılarında Hz. Bahaullah, Yüce Adalet Evi’nin “Kutsal Ruhun ilhamı ve teyidiyle...” kararlar alacağının ve yasalar oluşturacağının teminatını vermiştir. Bahailer için “kararlarına itaat zorunlu ve vazgeçilemez bir görev ve koşulsuz bir yükümlülüktür”.

Doğuşu

Yüce Adalet Evi kurumunun oluşturulması, Hz. Bahaullah tarafından En Kutsal Kitabı, Kitab-ı Akdes’te emredilmişti. Sorumlukları O’nun bazı başka Yazılarında da genişletildi. Hz. Abdülbaha, Yüce Adalet Evi’nin yetkisini Kendi Vasiyetnamesinde teyit etti ve kurulması ile işleyişi hakkında bazı özel detayları sundu.

Hz. Abdülbaha’nın vefatından sonra, Hz. Şevki Efendi – Emrin Velisi - en büyük önemi Yüce Adalet Evi’nin kurulmasına verdi. 30 yıldan fazla zamanını Bahai dünya toplumunu, Yüce Adalet Evi’ni seçmesi için hazırlamaya adadı ve gelecekte gerçekleşecek bu kutlu olayı her zaman övdü. Lakin öncelikle böyle bir kurum için güçlü bir temel oluşturmak adına, küresel Mahalli ve Milli Mahfiller ağı geliştirip güçlendirmeliydi. Kurulan her yeni Milli Ruhani Mahfil “Yüce Adalet Evi’nin yükünü üstlenmede ve temelini genişletmede pay sahibi olan” yeni bir sütuna daha dönüştü.

1951’de Hz. Şevki Efendi belli sayıdaki bireyi, Yüce Adalet Evi’nin bir selefi olan Uluslarası Bahai Konseyi’ne atadı. 1961’de bu atanmış Konsey, o zaman dünyada kurulmuş olan tüm Milli ve Bölgesel Mahfiller tarafından seçilen bir kurum olarak yeniden düzenlendi.

Hz. Şevki Efendi’nin 1957 yılında aniden vefat etmesinin ardından, işleri Tanrı Emrinin Elleri olarak atadığı bir grup seçkin Bahai tarafından sadakatle yürütüldü. Bu bireyler Yüce Adalet Evi’nin ilk seçimini tertip ettiler.

Hz. Bahaullah’ın Emrini halka açıkça ilan edişinin yüzüncü yıldönümünde, Nisan 1963’te, Yüce Adalet Evi dünyada o dönemde kurulu olan 56 Milli Ruhani Mahfil tarafından seçildi. Yüce Adalet Evi’nin seçilmesiyle Uluslararası Bahai Konsey’inin varlığı son erdi.

Yüce Adalet Evi’nin ortaya çıkışı son derece önemli bir olaydı. Bir asırdan daha uzun süreli büyüme ve sağlamlaşmanın neticesinde – ve demokratik bir evrensel seçim süreciyle – dünya Bahaileri kendi işlerini kılavuzlaması için Hz. Bahaullah tarafından takdir buyurulan daimi uluslararası kurumun ortaya çıkmasını sağlayabilmişlerdi.

Kuruluşundan bu yana Yüce Adalet Evi yaklaşık yarım yüzyıllık süreyi dünyanın iyileştirilmesi için Hz. Bahaullah’ın öğretilerini hayata geçirerek O’nun tarafından tasarlanan evrensel medeniyetin kurulmasına katkıda bulunabilecek kaynaklara ve becerilere sahip bir Bahai toplumu inşa etmeye ve sağlamlaştırmaya adamıştır.

Çalışmalarında kendisine destek vermesi için Yüce Adalet Evi, atama ile görev başına gelen ilave birkaç kurum oluşturmuştur; bunların arasında Kıtasal Müşavirler Heyeti ve Uluslararası Tebliğ Merkezi bulunmaktadır.

Hz. Bahaullah tarafından önceden tayin edildiği üzere Yüce Adalet Evi’nin binası Kutsal Topraklardaki Kermil Dağı’na, Hz. Bab’ın Makamı’nın yakınına inşa edilmiştir.

Seçim Süreci

Bolivya'dan bir delege Yüce Adalet Evi seçimi için oy kullanıyor, Nisan 2008Bolivya'dan bir delege Yüce Adalet Evi seçimi için oy kullanıyor, Nisan 2008Yüce Adalet Evi üç aşamalı bir süreçle seçilir.

Her ulusal Bahai toplumunda 21 yaşını doldurmuş olan tüm yetişkin Bahailer taban seviyesinde tüm ülkede senede bir kez gerçekleşen ve “Birim Konvenşın” olarak bilinen seçime katılma hakkına ve sorumluluğuna sahiptir. Bu Konvenşın seçimlerinde Bahailer bir idari yıl boyunca Milli Ruhani Mahfil kurumunda hizmet edecek dokuz kişiyi seçmekle görevli delegeleri gizli oyla seçerler. Milli Konvenşın’da ise Milli Ruhani Mahfil seçilir.

Dünyadaki tüm Milli Ruhani Mahfillerin üyeleri ise Yüce Adalet Evi’nde hizmet edecek dokuz üyeyi seçer. Yüce Adalet Evi’nin seçimi her beş senede bir Uluslararası Konvenşın şeklinde gerçekleştirilir. Konvenşın Hayfa’da bulunan Bahai Dünya Merkezi’nde düzenlenir ve birkaç günlük bu süre boyunca Milli Ruhani Mahfil üyeleri yerine getirmeye çağrıldıkları göreve hazırlanmak için Kutsal Mekanları ziyaret etme imkanına sahip olurlar. Oylarını kullanırken bu kadar yüce bir kurumda hizmet eden kişileri Bahai Yazılarında “bilgi ve anlayış kaynakları”, “Tanrı dininde sadık ve sabit” ve “tüm insanlığın iyiliğini isteyenler” olarak tanımlayan bölümler akıllarındadır. Tüm Bahai kurumlarının seçim usulünde olduğu gibi Yüce Adalet Evi’nin seçimi de aday gösterme, seçim kampanyası veya propaganda yapma, oy toplama gibi tüm uygulamalardan arınmıştır.

Yüce Adalet Evi üyeliği erkeklerle sınırlıdır. Bu durum her ne kadar şaşırtıcı olsa da bu, Hz. Bahaullah’ın bizzat Kendisi tarafından takdir görülen bir hükümdür. Hz. Abdülbaha bunun hikmetinin ileride çok açıkça anlaşılacağını ifade etmiştir. Ancak Bahai yazıları kadın ve erkeğin eşitliğine dair çok açık ifadelerle dolu olduğu için Yüce Adalet Evi üyelerinin sadece erkeklerden ibaret olması hiçbir şekilde erkeklerin kadınlardan üstünlüğünün bir işareti olarak kabul edilemez. Hz. Abdülbaha, kadın-erkek eşitliğinin “somut bir gerçeklik” olduğunu söylemiştir. Kadınların ve özellikle kız çocuklarının gelişimine ve eğitimine tahsis edilen kaynaklar, Birleşmiş Milletler’de Bahai Uluslararası Toplumu (BIC – Bahá’í International Community) tarafından sunulan bildirgeler ve konferanslara, seminerlere ve başka ortamlara Bahailerin katılımı ile dünya Bahai toplumlarına kılavuzluğunda Yüce Adalet Evi bu prensibi geliştirmeye büyük önem vermektedir.